Kadir Has Üniversitesi

Kadir Has Üniversitesi Medyasoft'un Sağladığı Blackboard Sistemi ile zaman ve mekan sınırlamasını ortadan kaldırıyor...

Türkiye'nin saygın üniversitelerinden Kadir Has Üniversitesi uzaktan eğitim programlarını Blackboard öğretim yönetimi sistemi ile uygulamaya başladı. Üniversite uygulanan yöntem ile mekan sınırlamasını ortadan kaldırarak önemli bir zaman tasarrufu sağladı. Medyasoft'un Blackboard öğretim yönetimi sistemini başarıyla uyguladıklarını ve yoğun ilgi gördüklerini belirten Kadir Has Üniversitesi öğretim görevlisi ve uzaktan eğitim uzmanı Sinem Şenol ile sistemi ve getirilerini konuştuk.

Sanal sınıf dersleri nasıl gerçekleştiriliyor?

Kadir Has, eğitim kalitesini sürekli olarak arttırmayı hedefleyen bir üniversitedir. Dolayısıyla Blackboard gibi bir ders yönetim sisteminin; bütün okuldaki eğitime belirli bir standart getirip, genel anlamda bütün derslerin kalitesini arttıracağı düşünüldüğü için kurulmasına karar verildi.

Kadir Has Üniversitesi'nde Blackboard sistemine geçiş tam olarak ne zaman ve nasıl başladı?

Projenin hayata geçirilmesi ne 2007 yılının yaz aylarında karar verildi. O aşamada bir ders yönetim sisteminin kullanılması gündeme geldi ve Blackboard için Medyasoft ile görüşmeler yapıldı. Program lisans sözleşmesinin imzalanması ve aktif hale gelmesi Ekim ayını buldu. Planımız, 2007/2008 öğretim yılının ilk sömestrini deneme süreci olarak geçirmek, ardından ikinci dönemde uygulamaya geçmekti. Ancak Ekim ayından itibaren kullanmaya başladığımız sistem yoğun bir ilgi gördü. Deneme sürecinde hiçbir sorunla karşılaşmadığımızdan daha fazla beklemeden uygulamaya başladık. 2008 baharından itibaren de bütün dersler sisteme yüklenmeye başlandı. Artık her dönem 800 - 900 ders otomatik olarak sisteme yükleniyor.

"Blackboard öğretim yönetim sistemi, eğitimimize belirli bir standart getirdi ve derslerin kalitesini artırdı"

Sistem öğrenci ve öğretim elemanı olarak kaç kişiye ulaşıyor?

Ders bazında düşünüldüğünde 800-900 ders yükleniyor. Bu derslerden bazıları proje bazlı veya yüksek lisans dersleri gibi çok da sistemin kullanımına uygun olmayan içeriğe sahip. Öte yandan sistemde 4 bin 200 civarında aktif öğrenci kullanıcı olarak yer alıyor, yine 600'e yakın öğretim görevlisinin de sistem içinde açılmış hesabı var. Sistemin kullanıcılarından bazıları temel düzeyde olsa bile; aktif olarak sistemi kullanıyorlar. Blackboard'un çok ileri düzey fonksiyonlarından yararlanmıyor olabilirler, ancak etkin ve yoğun biçimde kullanıyorlar. Minimal düzeyde 4 bin öğrenciye ulaşırken; bu sayının en az 2 bini çok ciddi biçimde sistemle uğraşıyor.

Sistemin hayata geçmesi için gereken çalışmalar kimler tarafından yürütülüyor? Ekip hakkında bilgi verebilir misiniz?

Kadir Has Üniversitesi'nde e-öğrenmeden ziyade; eğitim teknolojileri destek ofisi olarak görev yapıyoruz. Sadece Blackboard kısmını değil, sınıflardaki donanımsal eğitim teknolojilerinin fonksiyonlanı da takip ediyoruz. Web konferans odamız, sınıflardaki akıllı tahtalar, öğretim görevlilerimizin dizüstü bilgisayarları ve projeksiyon gibi uygulamalara yönelik destekler de dahil olmak üzere; genel anlamda eğitim teknolojileri destek ofisi olarak çalışıyoruz. Ekibimizde iki tam zamanlı, altı yarı zamanlı öğrenci asistanı çalışıyor. Benim eğitim teknolojisi alanında uzun bir geçmişim var. Benim dışımda bilgisayar programlama bölümünden mezun olan bir arkadaşımız daha var. Diğer öğrencilerimizi ise biz yetiştirdik.

Derslerin yüklenmesini kim, nasıl gerçekleştiriyor?

Derslerin yüklenmesi tamamen bizim tarafımızdan gerçekleştiriliyor. ilgili danışmanlık hizmetini de Blackboard firmasından aldık. Sistemin kullanımını arttırmak için, talepte bulunulmasını beklemeden hareket ediyoruz; istediğiniz, sistemin içinde otomatik olarak zaten hazır; buyurun kullanın" diyebilmek gereksiz bir adımı ortadan kaldırıyor. Okulun da kendine ait mevcut bir kayıt sistemi, veri tabanı olduğu için bütün derslerin kontrol edilmesi kolaylaşıyor. Blackboard sisteminden aldığımız danışmanlık sayesinde iki sistemi birbirine bağladık. Günlük güncellemelerle, "Bilgi Yönetim Sistemi" dediğimiz öğrenci işleri sisteminde; açılan dersleri, kayıt olan öğrencilerin ve hocaların bilgilerini otomatik olarak Blackboard'a yükleyebiliyoruz. Bu sayede öğrencilerimizin sekiz farklı kullanıcı adı ve şifre bilmesine de gerek kalmıyor. Ortak kullanıcı adı ve şifre ile iki sistemde de çalışıyorlar. Öğrencilerimiz otomatik olarak o dönem kayıt oldukları bütün dersleri Blackboard'ta görebiliyor. Yine hocalar da bütün dersleri görebiliyor. Temelinde Blackboard sistemini, e-öğrenmeden ziyade; örgün eğitimi desteklemek ve onun kalitesini arttırmak için kullanıyoruz. Ayrıca hocalarımıza bu sistem sayesinde zaman tasarrufu sağlamış oluyoruz. Hocalarımızın vakitlerini harcayıp üzerine çalışarak oluşturdukları ders içerikleri, eğer bir sonraki dönemde de aynı şekilde anlatılacaksa sistemde kalmaya devam ediyor. Eğer benzer konular işleniyorsa bir şey yapmasına gerek kalmadan, dersini otomatik olarak kopyalıyor, böylece sadece ekleyeceği konular, düzeltmeler gibi ufak eklemelerle dersi o yıl için de kullanılır hale getiriyor. Sistem, böylece önemli bir zaman tasarrufu sağlıyor.

Derslerin otomatik olarak yaratılma süreci nasıl işliyor?

Her dönemin başında hocalarımızın neyi nasıl yapması gerektiği konusunda kısa bir talimat hazırlıyoruz. Bütün hocalarımıza, bütün derslerin yerinin hazır olduğuna dair bir çağrı da yapıyoruz. içeriği doldurmalarını istiyoruz. Eğer sıfırdan yapmak istiyorsanız buyurun, yok eğer benzer şeyler yapmak istiyorsanız uğraşmanıza gerek yok. Şu zamana kadar yerinde duracaktır" diyoruz. Dersler böylece otomatik olarak yaratılıyor. Bunun dışında bir de Blackboard'u beklenilenden farklı şekillerde de kullanabiliyoruz. Öğrenci işlerinde derslerin yaratılış biçimiyle hocaların kullanma amaç veya şekilleri birbirinden farklı olabiliyor. O zaman bizden özel isteklerde bulunuyorlar. Örneğin bilgi yönetim sisteminde dört ayrı ders gibi gözüken ders; Blackboard sisteminde ufak bir işlemle bir derse çevrilebiliyor. Dolayısıyla hocanın aynı şeyleri bir daha yapmasına gerek kalmıyor. Bir de her ne kadar "Community System" lisansımız olmasa da; "Learning System" ortamında, hocalarımızın talepleri doğrultusunda ve ders başlıkları altında sınıflar yaratabiiiyoruz. Geçmişte öğrencilere duyuru anlamında ulaşmakta zorlandığımız bir sürü şey olurdu. Blackboard aracılığıyla bu sıkıntıyı ortadan kaldırdık. Örneğin işletme bölümü birinci sınıf öğrencilerine ulaşmak istiyorsak ve üstelik tümüne ulaşmak istiyorsak, yarattığımız ders alanından yararlanıyoruz. işletme Fakültesi sekreteri istediği zaman attığı mesaj ile bütün öğrencilere ulaşıyor. Yine staj duyurularını bu sistem aracılığıyla öğrencilere ulaştırıyoruz. Kısacası okulun sosyal ve normal ders dışı faaliyetlerini de idare edecek bir ortama çevirdik sistemi.

Sistemle ilgili genel düşünceler nasıl, sistem sayesinde neler değişti?

Uzun yıllar yurtdışında çalışmış, orada dersler vermiş biri olarak oradakilerle bizim okullarımız arasında gördüğüm en önemli farkın beklentilerimizle ilgili olduğunu söyleyebilirim. Öğrencilere yönelik yüksek beklentilerimizi ne kadar yansıttığımız ve onlara bununla ilgili ne kadar açık kapı bıraktığımız çok önemli. Türkiye'de özel üniversitelerin de açılmasıyla, genel anlamda üniversite kontenjanları çok arttı. Bizim okuduğumuz zamanlardaki gibi değil üniversite öğrencileri, o kadar homojen biryapı yok. Kozmopolit; hem akademik hem de sosyoekonomik anlamda karışık bir gruba ders veriyorsunuz. Dolayısıyla onların farklı beklentilerini idare etmek, alıştığımız geleneksel örgün öğretim sistemleriyle çok ciddi kalite sorunları yaratabiliyor. Herkese yüzde birlik dilimdeki öğrenci gibi ders veremiyorsunuz, öte yandan beklentilerinizi çok kısarsanız diğer öğrencileri kaybediyorsunuz. Günümüz jenerasyonu öğrencileri, daha doğrusu Türkiye'deki genel öğrenci profili, öğrenme motivasyonlanyla gelmiyor okullara. işte bu süreci yönetmek açısından çok önemli bir alternatif yaratıyor sistem. Bu anlamda hocalarımız sadece duyuru fonksiyonunu bile kullansa, eskisine oranla kalite artmış oluyor. Bu sayede beklentilerinizi yükseltirken, çocukların bahanesi de kalmıyor. "Ben sizden bunları yapmanızı bekliyorum" demek, aynı zamanda bunu beklemek de kolay. Her ne kadar e-öğrenme yapmasak da, imkanlarından yararlanıyoruz. Başarı veya başarısız kavramlarını öğrencilere kolaylıkla atfediyoruz ama istanbul'da öğrencileri etkileyen ne kadar çok faktör olduğunu unutuyoruz . Geçen dönem mesai saatinin bitimine yakın istatistik dersi veriyordum. Beylikdüzü'nde oturan bir öğrencinin dersi 12'de bitiyorsa, benim dersime kadar kalmayacaktır belki de. Ya da kalsa bile inanılmaz bir trafik saatine denk gelecek ... Oysa benim ona Blackboard ile uzaktan ulaşabileceği kaynak sunabiliyor olmam; azimli ve motive bir öğrenci için hayatı çok kolaylaştırabilir. Akşam derse kalmamanın onun için daha iyi olduğu durumlarda arayı kapatabilecek bir kaynağı var artık. Bu imkan, yani e-öğrenme fırsatı verme açısından da Blackboard çok önemli. Böyle bir sisteme belirli bir yatırım yapılınca; okul yönetimi de idari anlamda bu programı sahiplenme zorunluluğu hissetti. Sistemin böyle bir faydası da var. Yine farklı bir getirisi, bütün hocalardan belirli standartlar beklendiği için stratejik etkisi de oluyor. Sistemin fonksiyonlarının da birçok faydasını görüyoruz. Birçok derste bunun uygulaması var. internet ortamında ödev topluyor, Blackboard üzerinden sınav yapıyor veya anında geri bildirim yapıyoruz. Bütün bunların, eğitim pedogojisi bakımından, öncesinde ve sonrasında büyük faydasını görüyoruz. Genel anlamda;yukarıdan sahiplenme, strateji haline geldi. uBen, bu sistemle birlikte eğitimin kalitesini arttırıyorum. Hocalardan bunu yapmasını bekliyoruz. Hocalar da öğrencilerden bekliyor' anlayışı yönetimsel bir anlayış haline geliyor.

Proje sonucunda hedeflerin ne kadarına ulaştınız?

Başta da sözünü ettiğim gibi, ilk dönemi pilot süreci olarak kullanır, beş-on dersi sisteme yükleriz diye yaklaşıyorduk. ilk dönemin sonunda otomatik olarak dersleri yaratmıyor, talep üzerine yaratıyorduk. 125 ders yarattık dönem sonuna kadar. ilk dönemin sonunda 2S aktif ders oluşturabildik. Bu akademik yıla başladığımız zaman, yani sistemin ikinci yılında özellikle kadrolu hocalarımızın tamamının sistemi kullanır hale gelmesini sağladık. Genel anlamda bazı fakülteler teknolojiye daha uzak olabiliyor. Yine de bütün okulun en az yüzde ellisinin bu sistemi kullanır hale gelmesini istiyoruz. Mühendislik ile iktisadi idari Birimler Fakültesi'ndeki kadrolu hocalar arasında, sistemin kullanılırlığı yüzde yüzlere ulaştı. Bizim minimum beklentilerimize yönelik standartlarımız var, belli fonksiyonlar var. Sözünü ettiğim iki fakültede hocalarımızın yüzde yüzü gerçekleştirdi. Fen Edebiyat Fakültesi'nde de ciddi kullanım oranlarına ulaştık. Genel olarak sistemin kullanılırlığında yüzde 75'e kadarçıktık. Kadrolu hocalarımız, üniversite genelinde sistemi bizim belirlediğimiz minimum standartlar ve onun üzerinde kullanıyor. Aynı anda, bunun dışında uzaktan eğitim veren bir üniversite olmamamıza rağmen iki dersi internet ortamına taşıdık. Atatürk ilkeleri ve inkılap Tarihi dersini güz döneminden itibaren internet ortamından vermeye başladık. 500 öğrencimiz bu dersi aldı. internet ortamında öğrencinin motivasyonunu tutmak zordur, bizim kurduğumuz mekanizma ve Blackboard bize yardımcı olduğu için çocukları takip edebiliyoruz. Yine Sosyal Sorumluluk dersini de 600 öğrenci takip ediyor. Blackboard olmasaydı, iki ders! üniversite ortamında yapmamız; hem maddi hem idari olarak büyük bir külfet anlamına da gelecekti. Bazen finansal analizler yapıyorum bununla ilgili. Kimileri Blackboard için çok masraflı diyor; ancak kaç öğrenciye ulaştığımızı hesaplamıyorlar. Gerçek finansal analiz, verilen eğitimi de dikkate alarak yapılabilir ancak. Öyle ki sadece inkılap Tarihi dersindeki sistemimizle Blackboard'a yapılan bir yıllık yatırımın karşılığını aldık. Maddi anlamda da sistem okula getiri sağlıyor. Okulun genel sorunlarını da ortadan kaldırılmasına yardımcı oluyor.

İlerideki hedefleriniz nelerdir?

Dışarıdan gelen, yarı zamanlı çalışan hocalarımızın da sistemi kullanması için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Her ne kadar örgün eğitime de gelseler; yarı zamanlı çalıştıkları için öğrencilere ulaşma noktasında diğerlerine göre çok daha fazla sıkıntı çekebiliyorlar. Dolayısıyla Blackboard'un onlara verebilecekleri çok daha fazla. Onların verdikleri derslerin kalitesini de arttırabilir. işte ilk hedefimiz bu ... Orta vadede üniversitemizde uzaktan eğitim ve yüksek lisans gibi pazarlara girecektir. Bunun için farklı derslerimizi de inkılap Tarihi'nde olduğu gibi internete taşıyacağız. Mevcut derslerde de derslerimizi de inkılap Tarihi'nde olduğu gibi internete taşıyacağız. Mevcut derslerde de sistemin fonksiyonlarını çok daha yoğun bir şekilde kullanacağız. Bir yandan her geçen gün Blackboard üzerinden ödevlerini toplayan, sınav yapan, otomatik sınavlar yapan hoca sayısı artıyor. Heyecan duyuyorlar sistemden dolayı.

Son olarak kendinizi tanıtabilir misiniz?

işletme Bölümü mezunuyum. Kısa bir süre özel sektörde çalıştıktan sonra, 1997 yılından bu yana eğitim ve teknolojinin beraber gittiği bir alanda çalışıyorum. ABD'de eğitim ve gelişme üzerine master yaptım. Ardından .... Üniversitesi'nde eğitim teknolojisi doktorası yaparken aynı üniversitenin bilgi işlem bölümünde eğitim teknolojisi uzmanı olarak çalışmaya başladım. Altı yıl çalıştıktan sonra 2007 yılında Türkiye'ye döndüm, o tarihten itibaren Kadir Has Üniversitesi'nde görev yapıyorum. iktisadi ve idari Bilimler Fakültesi'nde istatistik dersi de veriyorum. Bir dönem insan kaynakları dersi de verdim, çünkü benim gözümde sistemi kullanma mın da faydası var.B ir guruba bir sistemi kullanmalarını tavsiye ederken, onları motive ederken çalışan bir örnek gösterebilmek gerekir. Dolayısıyla sistemin bütün fonksiyonlarını kullanıp, bunu da hocalarımızla paylaşmamıza izin veren bir düzenekle çalışmaya devam ediyorum üniversitede.